Posts Tagged ‘uzay’
Hubble Uzay Teleskobu
Hubble Uzay Teleskobu (HUT), ismi Amerikalı astronom Edwin Hubble’ın anısına verilmiş; Nisan 1990′da STS-31 Görevi esnasında Uzay Mekiği Discovery tarafından Dünya etrafındaki yörüngesine taşınmış bir uzay teleskopudur. İlk uzay teleskopu olmamasına rağmen, HUT en büyüklerindendir ve bir çok üstün özelliğe sahiptir. Ayrıca hem hayati öneme sahip bir araştırma aracı olması hem de astronomi için etkili bir halkla ilişkiler unsuru olması nedeniyle çok tanınmıştır.
HUT, NASA ve Avrupa Uzay Ajansı (ESA) arasında ortak bir çalışmadır ve Compton Gama Işını Gözlemevi, Chandra X-ışını Gözlemevi ve Spitzer Uzay Teleskobu projelerinden oluşan NASA’nın Büyük Gözlemevleri programının bir parçasıdır.[3]
Uzay teleskopların yapımı ilk olarak 1923′te düşünüldü. HUT için 1970′lerde, 1983′te uzaya gönderilmesi hedefiyle fon bulundu ancak proje teknik gecikmeler, bütçe sorunları ve Challenger faciası nedeniyle gecikti. 1990′da yörüngeye yerleştirildikten sonra bilimadamları ana aynanın teleskopun çalışmalarını kısıtlayacak şekilde yanlış yerleştirildiğini tespit etti. 1993 yılında bir uzay mekiği yolculuğunda bu sorun giderildi.
HUT, Dünya atmosferinin dışında konumlanması sayesinde, yeryüzündeki teleskoplara kıyasla pek çok avantaja sahip olabilmektedir: Atmosferin olumsuz etkilerinden (Görüntüde bulanıklık ve havadaki partiküllerden yansıyan ışığın oluşturduğu arka-plan kirliliği gibi) bağımsız görüntü elde edilmesinin yanısıra, Ozon tabakası tarafından tutulan morötesi ışığın gözlemlenmesi ancak bu şekilde mümkün olabilmektedir.
1990 yılında fırlatılmasının ardından, astronomi tarihindeki en önemli enstrümanlardan biri haline gelmiştir. Astronomların astrofizik alanındaki temel problemlerine çözüm bulmakta büyük yarar sağlamıştır. Hubble teleskopu tarafından kaydedilmiş olan Hubble ultra derin alan adlı fotoğraf, bugüne kadar görünür ışık ile en uzak mesafeden alınmış detaylı görüntüdür. Bir çok Hubble gözlemi, en kesin biçimde hesaplanan evrenin genişleme oranı gibi astrofizik alanında bir çok çığır açıcı sonuç doğurmuştur.
HUT, uzayda bakımı astronotlar tarafından yapılacak şekilde tasarlanmış tek teleskoptur. Sonuncusu Mayıs 2009′da olmak üzere beş adet bakım uçuşu gerçekleştirilmiştir. İlk servis uçuşu Aralık 1993′te Hubble’ın görüntüleme hatasının düzeltilmesi için gerçekleştirildi. 2, 3A ve 3B bakım uçuşları sırasında çok sayıda alt sistem onarılmış ve bir çok gözlem cihazı daha modern ve yetkin olanlarıyla değiştirilmiştir. Ancak 2003 yılında Columbia Uzay Mekiği’nin yaşadığı kazadan sonra beşinci bakım uçuşu güvenlik gerekçeleri ile iptal edildi. Uzun tartışmalardan sonra NASA kararını tekrar gözden geçirdi ve kurumun yöneticisi Mike Griffin son kez olmak üzere bir servis uçuşu yapılmasına karar verdi. STS-125 Mayıs 2009′da gerçekleştirildi; iki yeni cihaz takıldı ve çok sayıda tamir yapıldı. Yeni cihazların test ve düzeltmelerinin sorunsuz olması durumunda HUT rutin işlemlerine Eylül 2009′da tekrar başlayacak.
Son uçuşta yapılan bakım ile 2014′te uzaya gönderilmesi planlanan ve HUT’un ardılı olan James Webb Uzay Teleskopu (JWUT), çalışmaya başlayana kadar HUT’un görev yapması beklenmektedir. (JWUT) bir çok açıdan daha üstün astronomik araştırma programlarına sahip olacak ancak kızılötesi gözlem yapacağından dolayı Hubble’ın spektrumun görünür ve ultraviyole ölçeğinde gözlem yapma yeteneğini (yerine geçmeyecek) tamamlayacak.
Uzay Mekiği Görev: STS-127
13 astronot servis istasyonu montajından önce grup fotorağfı veriyor.
Pazar sabahı, uzay mekiğinin robot kolu uluslar arası uzay istasyonunu yakaladı.Japon astronotlar uzay mekiği ile uluslararası uzay istasyonunun yük taşıyıcı panellerini kurular ve yükleri uzay mekiğinden uzay istasyonuna taşıdırlar. Daha sonra uzay istasyonuna uzay servis istasyonunun montajını yaptırlar. Montaj sırasında uzay yürüyüşüne çıkan astronotlar Chris Cassidy ve Tom Marshburn çarşamba günüde yürüyeceleri 6 saatin ardından toplan 14 saat uzay yürüyüşü yapmış olacaklar.
Astronomi ve uzay bilimleri
Üniversite bölümleri [değiştir]İTÜ Uzay Mühendisliği Bölümü
Ege Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü
Ege Üniversitesi Rasathanesi
Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü
İstanbul Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü
İstanbul Üniversitesi Rasathanesi
Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü
Ankara Üniversitesi Rasathanesi
ODTÜ Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü
ODTÜ Fizik Bölümü Astrofizik Grubu
ODTÜ Amatör Astronomi Topluluğu
Erciyes Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Astrofizik Araştırma Merkezi (ÇAAM)
Sabancı Üniversitesi Fizik ve Astrofizik Bölümü
Akdeniz Üniversitesi Fizik Bölümü
İstanbul Kültür Üniversitesi Fizik Bölümü
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Gözlemevi
Çukurova Üniversitesi UZAYMER – Uzay Bilimleri ve Güneş Enerjisi Araştırma ve Uygulama Merkezi
Feza Gürsey Enstitüsü
En büyük kara delik bulundu!
Bugüne dek bilinen en büyük kütleli kara delik keşfedildi.
Yahoo internet sitesinde ABD’nin 70 yıllık köklü bilim kurumu Jet Propulsion Laboratory’nin (Jet Motorları Araştırma Merkezi) kurulu olduğu California eyaletinde Pasadena kentinden bildirildiğine göre, astronomi katalog numarası “M87” olan kara delik, Dünya’nın 50 milyon ışık yılı uzağında bulunuyor.
Almanya’nın güneybatısında Baden-Württemberg eyaleti Heidelberg kentindeki Max Planck fen bilimleri “atomaltı ve dünya dışı fizik araştırma kurumu”, kara deliğin büyük kütlesini teyit etti. Texas Austin Üniversitesinden astrofizik uzmanı Karl Gebhardt ile Max Planck’dan Jens Thomas, “kara deliklerin gökadaların (galaksi) oluşumunda büyük yeni bilgiler sağlayacağını” söyledi.
M87 gökcisminin (kara deliğin) kütlesi öyle büyük ki, Güneş’in kütlesinin tam 6 milyar 400 milyon katı.
Amerikan Astronomi Cemiyetinin Pasadena’da yapılan 214. yıllık toplantısında, M87 hakkında bildiri okundu ve büyük ilgi uyandırdı. M87’ye ilişkin makaleler ve Pasadena bildirileri, yazın çıkacak Astrofizik Dergisinde yayımlanacak.
50 milyon ışık yılı uzakta M87’nin uzaklığına “yakınlardan örnek” şöyle verilebilir: Güneş Sistemimizin üyesi olduğu eliptik sarmal Samanyolu Gökadası, uzun çapında 110, kısa çapında 60 bin ışık yılı genişliğinde. Samanyolu’na en yakın galaksi olan Andromeda’nın çapının Samanyolu’nun iki mislinden fazla 250 bin ışık yılı genişliğinde olduğu tahmin ediliyor. 1 ışık yılının uzunluğu, 9,9 trilyon km.
KARA DELİK
Kara delik, gökbiliminde, çekim alanı her türlü maddi oluşumun ve ışınımın kendisinden kaçmasına izin vermeyecek derecede güçlü olan, kütlesi büyük kainat cismi.
Kara deliklerin üç boyutlu olmadığı, sıfır hacimli olduğu kabul ediliyor.
Karadeliklerin içinde zamanın yavaş aktığı ya da akmadığı tahmin ediliyor.
Karadelikler, Einstein’ın genel görelilik kuramıyla tanımlandı, doğrudan gözlemlenememekle birlikte, çeşitli dalga boylarını kullanan dolaylı gözlem teknikleri sayesinde keşfedildi.
Bu teknikler, aynı zamanda çevrelerinde sürüklenen oluşumların da incelenme olanağını sağladı.
Bir karadeliğin çekim alanına kapılmış maddenin karadelikçe yutulmadan önce müthiş sıcaklık derecesine ulaştığı ve bu yüzden önemli miktarda X ışını yaydığı saptandı.
Böylece bir karadeliğin varlığı, kendisi ışık yaymasa da çevresinde bu tür icraat yarattığı için saptanabiliyor.
Bugün karadeliklerin varlığı, ilgili astrofizikçiler ve kuramsal fizikçilerden oluşan camianın hemen hemen tüm bireyleri tarafından onaylanarak kesinlik kazanmış durumda.
Güneşimizden çok daha büyük dev kütleli yıldızlar, kurama göre “öldüklerinde” çekim gücü sonsuz karadeliğe dönüşebiliyor.
PULSAR-KARA DELİK
Gökcisimlerinin en esrarengizlerinden pulsar (atarca), “kalp gibi atan” anlamına geliyor ve kara deliklerle bağlantılı.
“Jules Verne” uzay aracı, yörüngede
Uluslararası Uzay İstasyonu’na (UUİ) ikmal yapmak üzere Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından bu sabah Ariane 5 tipi bir roketle uzaya gönderilen “Jules Verne” adlı “Automated Transfer Vehicle” (ATV) uzay aracı, Dünya yörüngesinde dolaşmaya başladı.
ESA’nın web sayfasında yapılan açıklamada, Fransız Guyanası’ndaki Kourou uzay üssünden bu sabah fırlatılan 21 ton ağırlığındaki insansız uzay aracının, şu anda UUİ ile aynı yörüngede, ancak daha düşük irtifada dönmekte olduğu belirtilerek, Jules Verne uzay aracının optik sistemi sayesinde otomatik şekilde 3 Nisan’da UUİ ile kenetlenmesinin öngörüldüğü kaydedildi.
ESA, 10 Avrupa ülkesinden 30’dan fazla kuruluşun katılımıyla ve European Aeronautic, Defence and Space şirketinin liderliğinde 1998’den bu yana geliştirilmekte olan ATV uzay aracından, Amerikan uzay mekiklerinin emekliye ayrılacağı 2010 yılından itibaren, UUİ’nin Rus füzeleriyle ortaklaşa ikmali için dört adet daha gönderilmesinin planlandığını bildirdi.
Adını 19. yüzyıl Fransız yazarı Jules Verne’den alan uzay aracının, UUİ mürettebatına 5 ton, gıda, su, oksijen ve yakıt götüreceğini belirten ESA, daha sonraki seferler sırasında bu kapasitenin 8,1 tona yükseltileceğini kaydetti.
Ajans, aracın yakıtının yarısının, irtifa kaybeden UUİ’nin yörüngesinin düzeltilmesi için kullanılacağını bildirdi. ESA, Jules Verne uzay aracının UUİ ile 4 ay kenetli kaldıktan sonra, istasyonun atıklarını da alıp atmosfere girerek parçalanacağını belirtti.
Avrupa’ya uzayı keşif alanında diğer ülkelerle rekabette önemli avantaj sağlayacak 10,3 metre uzunluğunda ve 4,5 metre çapında uzun bir silindir şeklindeki ATV’nin en önemli özelliği otomatik buluşma ve kenetlenme teknolojisi.
Yolunu kendisi bulabilen ve insan müdahalesi olmaksızın istasyon ile kenetlenecek olan araç, ayrıca toplam 22 metre uzunluğunda 4 güneş paneline sahip bulunuyor.
Avrupa’nın büyük umutlar beslediği ve gelecekte çok şey beklediği ATV’nin, Salı UUİ’ye gitmek üzere uzaya fırlatılacak Amerikan uzay mekiği Endeavour’un görevini tamamlayana dek yörüngede dönmeye devma edecek.
Kontrol merkezi Fransa’nın Toulouse kentinde bulunacak Avrupa uzay aracı, basınç kontrollü olduğundan gelecekte astronotların taşınmasına da olanak sağlıyor.
Henüz başlangıç aşamasında bulunan ATV’yi gelecekte daha da geliştirmek isteyen Avrupa, kendi bağımsız taşıma sistemini oluşturmak istiyor.
Şimdilik, hiçbir ESA astronotu amerikan uzay mekiği veya Rus Soyuz aracı olmaksızın yörüngeye veya UUİ’ye gidemiyor.
ASTRONOTLARA MÜZİK
ATV’nin ilk modeli Jules Verne, bu seyahati sırasında UUİ’deki astronotlara bu programa katılan 10 kadar ülkenin sakinlerinin arasından seçilen Norveçli 14 yaşındaki bir genç kız tarafından belirlenerek bir müzik çalara kaydedilen şarkıları da ulaştıracak.
Therese Miljeteig isimli genç kızın, ESA tarafından düzenlenen yarışma sonucu seçilen listesindeki şarkılar ise şöyle:
-Here Comes The Sun – Beatles
-Come Fly With Me – Frank Sinatra
-Rocket Man – Elton John
-Up Where We Belong – Joe Cocker and Jennifer Warnes
-Imagine – John Lennon
-Flashdance – What A Feeling – Irene Cara
-Walk of Life – Dire Straits
-Fly – Céline Dion
-Rockin’ All Over The World – Status Quo
-I Believe I Can Fly – R Kelly
Paris’le uzaya gidecek Türk yolcu aranıyor
Virgin Galactic, uzay uçuşları için 200 bin dolara bilet alacak Türk arıyor. Şimdiye kadar yer ayırtan 250 kişi arasında Paris Hilton da bulunuyor. Türkiye’den bilgi alan var ancak bilet alan yok.
Uzay turizmi şirketi Virgin Galactic’in Satış Direktörü Carolyn Wincer, “Şimdiye kadar Türkiye’de hiç tanıtım yapmadık. Dikkatimizi Türk pazarına yönelttiğimiz zaman, kesinlikle ilgi olacağına inanıyoruz” dedi. Şu anda uzay gemisinde 250 kişinin rezervasyonu yapılmış durumda. Wincer, ‘Uzay seyahatine Türkiye’den müşteri çekmek için çalışmalarınız var mı?’ sorusuna karşılık, “Evet, Türkiye’de önümüzdeki 12 ay içinde bir yetkili uzay acentesi olacak. Halihazırda Türkiye’den birkaç seyahat acentesi, yetkili acente olmak için başvurdu. Şimdi bir acenteyle anlaşacağız. Talep yüksek olursa 2009′da bir acente daha açabiliriz” dedi. Gelecek yıl haftada bir uzay turlarını başlatacak olan Virgin Galactic, Türkiye’den yolcu arıyor. ‘Herkes için uzay turizmi’ sloganıyla yola çıkan ve fiyatları 200 bin dolara “düşüren” şirket, önümüzdeki aylarda Türkiye’de bir ‘yetkili uzay acentesi’ açacak. Virgin Galactic’in şu anda 16 ülkede anlaşmalı ofisi bulunuyor. Virgin Galactic’in New York acentesi Ovation Vacations’ın Başkanı Jack Ezon da ocak ayında Türkiye’den iki kişinin kendilerinden bilgi aldığını ancak rezervasyon yaptırmadığını söyledi. Ezon’un verdiği bilgiye göre internet ve telefon yoluyla acenteyle irtibata geçen bu kişiler erkek ve İstanbul’da yaşıyor. Wincer, Türkiye’de iş yapan turizm sektörü yetkililerinin kendilerine Türkiye’nin ‘bakmaya değer bir pazar’ olduğunu söylediğini, Türkiye’de bir acenteyle anlaşma fikrinin böyle doğduğunu kaydetti. İki Türk aramış İngiliz işadamı Richard Branson’a ait Virgin Group’un şemsiyesi altında yer alan Virgin Galactic ‘herkes için uzay turizmi’ geliştirmeyi amaçlıyor. Virgin Galactic, 200 bin dolarlık fiyat için, “Rus Uzay Ajansı’nın düzenlediği ve bir avuç insanın katıldığı yolculuğun fiyatı 20 milyon dolar. Ona göre küçük bir küsurat” diyor. Rus Uzay Ajansı’nın düzenlediği ve şimdiye kadar 5 kişinin katıldığı gezilerde yörüngenin dışına çıkılıyor. Virgin Galactic ise uzay sınırı olan 100 kilometrenin biraz üzerine çıkmayı planlıyor, ancak bu yükseklik de yörünge altı bölgede kalıyor. Fiyatı 200 bin dolar Şimdiye kadar 35 ülkeden 250 kişi uzay seyahati için depozito yatırdı.Bu kişiler arasında Paris Hilton, müzisyen Moby, bilim insanı Stephen Hawking bulunuyor.Yerini ayırtanlar arasında en fazla yolcu ABD’den. ABD’yi İngiltere ve Japonya izliyor. Nüfusa göre en fazla rezervasyon yaptıran ülke Yeni Zelanda.Uzay yolculuğu için yer ayırtmış olan her 5 kişiden 4′ü erkek.Uzay gemisi yerden değil 15 km. yükseklikte ana gemiden fırlatılacak.2.5 saat sürecek yolculukta yerçekiminin olmadığı süre 6 dakika.Ses hızının üç katı kadar hıza erişecek uzay gemisinde 2 pilot ve 6 yolcu olacak. İlk uçuş ABD Kaliforniya’dan gerçekleştirilecek.
